Antartika yolculuğunun dönüş yolunda,
23 Şubat 2005'de yazdığım bu yazı
Pandül Sıradışı Sporlar Topluluğu
internet sitesinde yayımlanmıştır.
(Fotoğraf: Ümit Şahin)http://www.pandul.org/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=385
Ümit Şahin
Antartika yolculuğumuz 16 Şubat 2005 günü Arjantin’in en güney eyaleti olan Tierra del Fuego’nun (Ateş Ülkesi) en güney uçtaki limanından, Ushuaia’dan başladı. Tierra del Fuego Macellan Boğazının ana kıtadan ayırdığı bir ada. Ushuaia ise Darwin ünlü yolculuğunda buradan geçtiği için Darwin’in gemisi Beagle’in adını alan Beagle kanalının kuzey kıyısında bulunuyor. Yolculuk yaptığımız geminin adı Explorer II, 175 mürettebat ve 198 yolcusu var. Ben ne mürettebat, ne yolcu sayılan, “supernumerrarry” denen ekstralar arasında bulunuyorum. Bir ekspedisyon seferi olduğu için gemide ornitologlar, jeologlar, tarihçiler, balinacılar, fokçular ve zodyak sürücülerinden oluşan (hepsine kısaca “naturalist” diyorlar) 15-16 kişilik geniş bir ekspedisyon ekibi bulunuyor. Yolculuğun ilk üç günü Drake geçidi denen, Güney Amerika ile Antartika yarımadasını ayıran geçitte, yani güney okyanusunun açık sularında geçti. Dalgalı ve bu nedenle yorucu bir yolculuktu. Ardından dört günümüzü Antartika’da geçirdik. Toplam 6 kez ekspedisyon yaptık, birinde botla dolaştık, beşinde karaya çıktık. Biri hariç tüm kara çıkışlarında penguen ve fok kolonileri gördük, sayısız buz dağı ve buzula rastladık. Antartika’daki ikinci günümüzde asıl kıtaya ayak bastığımızda müthiş bir kar yağışı vardı. Denizin üzeri bile buz ve karla kaplıydı ve Antartika kışının neye benzeyebileceği konusunda az da olsa fikir sahibi olduk. Ertesi gün Güney Shetland adalarında en son 35 yıl önce patlamış bir volkanın kraterine girdik, lavlar neredeyde hala sıcaktı. Dünden beri Antartika’dan ayrıldık ve kuzeydoğuya doğru, Atlantik Okyanusunun ortalarındaki Güney Georgia adasına gidiyoruz. Bu denemeyi Antartika günleri sona ererken, henüz Antartika sularında, sisler arasında ilerlerken yazıyorum.