Illich, Okulsuz Toplum’la başlattığı Batı’nın modernleşmesine dair anlatıyı son yazılarına kadar sürdürmüştür. Illich, yazdığı kitapların sonuncusu olan In the Vineyard of the Text’den önce, aynı izlekle ilgili olarak, yazının ve metnin düşünceyi ve dolayısıyla toplumu ve uygarlığı nasıl biçimlendirdiği üzerine bir inceleme olan ABC: Aklın Modernleşmesi’ni, Barry Sanders ile birlikte kaleme aldı. Bu kitap, Gölge İş’te de ele alınan vernaküler alanın yok edilmesi ve öğretilmiş anadilin hakim kılınması temasının devamıdır.
Bu blogda, gazete ve dergi yazılarım yer almaktadır. Akademik yayınlar ve makaleler - Yeşil Gazete yazıları
Önsöz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Önsöz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Şubat 2015
SUNUŞ (Ivan Illich/Barry Sanders - ABC: Aklın Modernleşmesi) Sözden yazıya, hafızadan unutuşa: Alfabe ve metnin dönüşümü
Bu yazı Yeni İnsan Yayınevi tarafından, dizi editörlüğünü yaptığım Ivan Illich Kitaplığı dizisinin 4. kitabı olarak 2015 yılında yayımlanan ve çevirmenliğini de yaptığım "ABC: Aklın Modernleşmesi"nin Sunuş bölümü olarak yazılmıştır.
19 Kasım 2013
SUNUŞ (Ivan Illich - Gölge İş) Endüstriyel kibrin son sınırı: Vernaküler alanın yok edilmesi ve Gölge İş
Bu yazı Yeni İnsan Yayınevi tarafından, dizi editörlüğünü yaptığım Ivan Illich Kitaplığı dizisinin 3. kitabı olarak 2013 yılında yayımlanan "Gölge İş"in Sunuş bölümü olarak yazılmıştır.
Endüstriyel sistem ve sistemin açık veya örtük olarak içerdiği her şey, bugün normal ve kaçınılmaz olarak algılanıyor. Ancak sadece normal ve kaçınılmaz olarak değil, soyut ve evrensel insanlığın tarihsel olarak varmak istediği, neredeyse ereksel bir son olarak da anlaşılıyor. Tabii ki daha ileri götürülebilecek, daha da mükemmeleştirilebilecek, ama asla geri döndürülemeyecek ve vazgeçilemeyecek bir son: tarihin nihai amacı.
28 Ekim 2011
SUNUŞ (Ivan Illich - İşsizlik Hakkı) Piyasa Hakimiyetinden Şenlikli Topluma: Beklenti Değil, Umut
Bu yazı Yeni İnsan Yayınevi tarafından Ivan Illich Kitaplığı dizisinin 2. kitabı olarak 2011 yılında yayımlanan "İşsizlik Hakkı"nın Sunuş bölümü olarak yazılmıştır.
Ivan Illich büyük eserler yazmamış, kendi deyimiyle “risaleler”, küçük kitaplar kaleme almıştır. Bu küçük kitaplardaki izlekler bitmez, her zaman bir sonuca da bağlanmaz. Ama onun açtığı tartışmalar modern toplumun mahrem yerlerinin üzerindeki örtüyü aralayan ve bir daha kapatılamayan müdahaleler olarak kalır. Açığa vurulan mahremiyet utandırır, öfkelendirir, görmezden gelinir, gizlenmeye ve kapatılmaya çalışılır, ama yok edilemez. Çünkü bütün bunlar modern toplumun en derinlerine kök salmıştır. İşte “İşsizlik Hakkı”, hâkim mesleklerin modern toplumdaki yerine ve saygınlığına yönelik benzer bir müdahale sayılabilir.
19 Ocak 2009
Dünyayı Değiştir! Yaşamını da...
Bu yazı, Açık Radyo Kitaplığı'ndan Ocak 2009'da yayımlanan Mark Lynas'ın "Karbon Ayak İziniz" adlı kitaba Önsöz olarak yazılmıştır.
Küresel ısınmanın nedenleriyle, çözümünün önündeki engeller aynıdır: Fosil yakıt bağımlılığı, tüketim kültürü, endüstriyalizm, büyük şirketler, enerji tüketiminin ve kaynak kullanımının sürekli artması, hız, doğanın insan tarafından giderek daha fazla sömürülmesi, bir bütün olarak kapitalist ekonomi ve bunların giderek daha büyük ölçüde küreselleşmesi. Kısacası küresel ısınma bir sistem sorunu olarak tanımlanabilir. Bu sistem içinde yer alan her bireyin yaşam biçimini ve tüketim alışkanlıklarını da sürekli olarak yeniden üretir ve bundan beslenir.
Küresel ısınmanın nedenleriyle, çözümünün önündeki engeller aynıdır: Fosil yakıt bağımlılığı, tüketim kültürü, endüstriyalizm, büyük şirketler, enerji tüketiminin ve kaynak kullanımının sürekli artması, hız, doğanın insan tarafından giderek daha fazla sömürülmesi, bir bütün olarak kapitalist ekonomi ve bunların giderek daha büyük ölçüde küreselleşmesi. Kısacası küresel ısınma bir sistem sorunu olarak tanımlanabilir. Bu sistem içinde yer alan her bireyin yaşam biçimini ve tüketim alışkanlıklarını da sürekli olarak yeniden üretir ve bundan beslenir.
01 Ekim 2007
SUNUŞ: (Ivan Illich - H2O) H2O ve Unutmanın Suları
Bu yazı Yeni İnsan Yayınları tarafınan Ivan Illich Kitaplığı'nın ilk kitabı olarak 2007'de yayımlanan "H2O ve Unutmanın Suları"na Sunuş bölümü olarak yazılmıştır.
H2O ve unutmanın suları, Ivan Illich'in bütün yaşamına ve yazılarına yayılan izleğin zarif bir özeti gibidir. Modern endüstriyel toplumun, insanın maddeyle, yani eşyayla, kendi yarattığı araçlarla ve kültürle biçimlenen doğayla ilişkisinde yarattığı radikal dönüşüm. Buna Illich'in kavramlar sözlüğünden ödünç alarak, yozlaşma da diyebiliriz. İnsanı uzamdan, kendi belirlediği yaşama alanından, deneyim ve inançla çizdiği sınırlardan geri dönülmez biçimde koparan modernleşmenin sürükleyip bıraktığı yerdeyiz. Illich'e yeni bir gözle tekrar bakmaya başlarken, bu kitapta söylenenlerin uzak referanslarını anlamaya çalışmak, hatta burada suyun H2O'ya dönüşmesinin bir metafordan ibaret olmadığını söylemek bile önemlidir.
H2O ve unutmanın suları, Ivan Illich'in bütün yaşamına ve yazılarına yayılan izleğin zarif bir özeti gibidir. Modern endüstriyel toplumun, insanın maddeyle, yani eşyayla, kendi yarattığı araçlarla ve kültürle biçimlenen doğayla ilişkisinde yarattığı radikal dönüşüm. Buna Illich'in kavramlar sözlüğünden ödünç alarak, yozlaşma da diyebiliriz. İnsanı uzamdan, kendi belirlediği yaşama alanından, deneyim ve inançla çizdiği sınırlardan geri dönülmez biçimde koparan modernleşmenin sürükleyip bıraktığı yerdeyiz. Illich'e yeni bir gözle tekrar bakmaya başlarken, bu kitapta söylenenlerin uzak referanslarını anlamaya çalışmak, hatta burada suyun H2O'ya dönüşmesinin bir metafordan ibaret olmadığını söylemek bile önemlidir.
15 Ağustos 2007
Niçin Daha Fazla Bekleyemeyiz: Küresel Isınma ve İklim Krizi

Ömer Madra ile yaptığım söyleşilerden oluşan "Niçin Daha Fazla Bekleyemeyiz: Küresel Isınma ve İklim Krizi" başlıklı kitap Ağustos 2007'de Agora Kitaplığı'ndan çıktı. Kitabın arka kapağında şöyle yazıyor:
"Küresel iklim krizi, yeryüzünün yüz yüze olduğu en önemli sorun. Çünkü, diğer bütün sorunlardan farklı olarak, doğrudan varoluşa ilişkin bir kriz. İnsan türünün şimdiki haliyle ortalıkta dolaşmaya başladığı günden beri -yani, yaklaşık yüz bin yıldır- baş etmek zorunda kaldığı en büyük felaket. Hâlâ zamanımız var mı? Hâlâ dünyayı üzerinde hayat olmayan bir gezegen haline getirmeye ant içmiş görünen insan türünün bir an durup, elindeki ve aklındaki gücü gezegeni yok etmeye değil, hayatı sürdürmek için yapması gerekenlere vakfedeceği kadar bir zaman var mı? Açık Radyo yayın yönetmeni ve Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi olan, iklim değişikliği konusunda on yılı aşkın bir süredir Türkiye'de yürütülen en yoğun bilgilendirme, haberdar etme ve uyarma kampanyasını sürdüren Ömer Madra, bu kitapta bütün karmaşık içerimleriyle küresel ısınmayla ilgili olarak neleri anlamamız gerektiğini ve nasıl olup da bir türlü anlayamadığımızı anlatmaya çalışıyor. İklim değişikliği, ekoloji ve yeşil düşünce konularında uzun yıllardır çalışan "Üç Ekoloji" dergisi editörü Ümit Şahin'in, Ömer Madra'yla yaptığı uzun söyleşilerin ürünü olan bu kitap, her şeye rağmen bir umut barındırıyor. Ancak bilerek, inkâr etmekten vazgeçerek ve iklim değişikliğine çözüm bulmayı hedefleyen toplumsal mücadeleyi yükselterek bu umudu taşıyabiliriz..."
Kitabı İdeefixe'den satın alabilirsiniz...
Kitaba yazdığım sunuşu da aşağıda okuyabilirsiniz:
SUNUŞ
Ümit Şahin, Ağustos 2007
Bugünlerde herkes iklim değişikliğinden söz ediyor. Ömer Madra ise on yılı aşkın süredir...
Ömer Madra, Açık Radyo ’da her sabah Açık Gazete programını sunarken, küresel ısınmayla ilgili gelen her yeni haberi usanmadan okuyor, yorumluyor, uzmanlarla konuşuyor. Hatta son zamanlarda küresel ısınmanın iyice çığrından çıkması ve yeni kanıtların, araştırmaların, iklim değişikliğine bağlı âfetlerin, konferansların ve protestoların çığ gibi artması nedeniyle, her programında iklim değişikliğine ayrı bir bölüm ayırmak zorunda kalıyor. Ömer Madra, küresel ısınmayla ilgili yazılan her yeni kitabı okumaya, her yeni gelişmeye yetişmeye çalışıyor; her çağrıldığı yerde konuşuyor, üniversitede iklim değişikliği dersleri açıyor, yazılar yazıyor, röportajlar veriyor, kitlesel gösterilerin, imza kampanyalarının düzenlemesine destek oluyor, mitinglerde konuşuyor ve kendisine “iklim dede” diyenlere, kafasını fazlasıyla küresel ısınmayla bozmuş olduğunu, biraz da garipseyerek düşünenlere, gülümsüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


