Bu blogda, gazete ve dergi yazılarım yer almaktadır. Akademik yayınlar ve makaleler - Yeşil Gazete yazıları
Konuşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konuşma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Temmuz 2010

Küresel Isınmanın Buharlaştırdığı Bir Dünyada Su Hakkı

Bu yazı, 1-4 Temmuz 2010 tarihleri arasında İstanbul'da yapılan 6. Avrupa Sosyal Forumu'nda yaptığım konuşmanın metnidir.
Toprakla olan temel ilişki 'sahip olmak' fiiliyle özetlenebilir. Su ise bu sahipliğin sınırlarını yıkar. Ona asla sahip olunamaz, ancak buharlaşmadan önce paylaşılıp dağıtılabilir.
Jean Robert

21 Haziran 2009

Kriz, Büyüme ve Türkiye – Kesin Kabuller mi, Yeşil Alternatifler mi?

Bu yazı 21-22 Haziran tarihinde yapılan Yeşil Ekonomi Konferansı'nda sunulmuştur.

1- GİRİŞ
Ekonomi üzerine eleştirel bir konuşma yapmanın en zor yanı, olmasını istediğiniz ya da olması gerektiğini düşündüğünüz durumla, olmasının mümkün olduğunu düşündüğünüz durum arasında bir seçim yapma zorunluluğu hissetmenizdir.
Birincisinin, tercihinize göre değişmekle birlikte, sizi mevcut sistemin dışında bir yere götürme ihtimali oldukça yüksektir. Bu durumda oraya nasıl gideceğinizi, ya da oraya varmanın mümkün olduğuna nasıl emin olduğunuzu tarif etmeniz gerekir. Aksi takdirde sadece eleştirmiş, şikayet etmiş, ajitasyon yapmış, hatta düpedüz hayal kurmuş olarak görülürsünüz.

14 Şubat 2009

Alternatif su forumu, iklim değişikliği ve su politikaları

Bu konuşma 14 Şubat 2009'da İstanbul Sütlüce Kongre Merkezi'nde yapılan Dünya Su Forumu Sivil Toplum Diyalogu toplantısında yapılmıştır. Bu konuşmanın kısaltılmış hali 6 Mart 2009 tarihli Birgün gazetesinde de yayınlanmıştır.

Alternatif Su Forumu Nedir?

İstanbul’da 20-22 Mart 2009 tarihlerinde Uluslararası Alternatif Su Forumu yapılacak. Bu alternatif forum, Dünya Su Konseyi, DSİ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ tarafından 16-22 Mart’ta düzenlenecek olan 5. Dünya Su Forumu’na alternatif olarak çalışmalar yapan “Suyuma Dokunma Kampanyası” tarafından organize ediliyor.

11 Temmuz 2008

Havayla Su Kime Ait? Ekonomik Akıl Gezegeni Koruyabilir mi?

İklim, Su, İnsan Hakları ve Adalet Üzerine Eleştirel Bir Deneme
Bu yazı Türkiye Yeşilleri ve Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından 27-28 Ekim 2007’de düzenlenen Kuraklık Sempozyumu’nda tebliğ olarak sunulmuş ve Mülkiye dergisinin Yaz 2008 tarihli 259. sayısında yayınlanmıştır.
1- Su Kime Ait?
Dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alan, George W. Bush ve Usame Bin Ladin ile olan ilişkisi ve Enron skandalında isminin anılması nedeniyle de çok iyi tanınan Bechtel, 2000 yılının Ekim ayında Ekvator’un Santiago de Guayaquil kentinde su ve kanalizasyon hizmetlerini 30 yıllığına satın aldı. Toplam 14 milyon nüfusa sahip Ekvator’un, 3 milyonluk nüfusla en büyük kenti olan Guayaquil’de, halk bu özelleştirmeden yedi yıl sonra, şimdi giderek artan su kesintileri ve su kirliliği nedeniyle protesto gösterilerine başlamış durumda. Üstelik şirket, geçtiğimiz günlerde kontratı ihlal etmeyi sürdürdüğü için 1,5 milyon dolar ceza ödemek zorunda kaldı. Guayaquil’de yaşananlar şöyle sıralanıyor (Food and Water Watch, 2007):

08 Haziran 2007

Renksiz Çevrecilikten, Yeşil Çeşitliliğe


Bu yazı 8-9 Haziran 2007'de yapılan Çevre Politikaları konulu TMMOB Çevre Sempozyumu'nda tebliğ olarak sunulmuş ve tam metin olarak kongre kitabında yayınlanmıştır.


Ümit Şahin
Türkiye’de çevre hareketlerinin ve yeşillerin ortaya çıkışında ilginç bir eş zamanlılık vardır. Çevre sorunlarının “siyasetinin” teknik bir mesele gibi ele alındığı, çevrecilikle politik mücadelenin ortaklığının inşa edilmesi gerektiğinin sanıldığı bir dönemde bu tarihi biraz hatırlamak gerekiyor. Türkiye çevre mücadelesinin tarihöncesi, seksenli yılların öncesine rastlar. Hava kirliliğine karşı kurulan dernekler, Kuzey Amerika’nın 19. yüzyıl milli park hareketlerine benzer bir doğa korumacılığın ortaya çıkışı, iş sağlığına yönelik çalışmalar ve benzeri faaliyetler bu “tarihöncesi” dönem için anılabilir. Ama bu, seksenlerden önce bir çevre mücadelesi olduğu anlamına gelmez. Canlı toplumsal ve politik mücadeleyi tank paletleriyle ezen 12 Eylül askeri darbesi sonrasındaki politik canlanış dönemi, çevre hareketlerinin de doğuşuna tanıklık etmiştir.

06 Nisan 2007

Nükleer Karşıtı Platfotm Deneyimi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Kuruluşları Eğitim ve Araştırma Birimi'nin Savunuculuk ve Politikaları Etkileme Konferansları kapsamında yaptığım konuşmanın bant çözümü tam metnini indirmek için TIKLAYIN

26 Mart 2007

Ivan Illıch ve Okulsuz Toplum


Bu yazı 2007'de verdiğim bir seminerin notlarıdır.

Yirminci yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri olan Ivan Illich, geniş kitleler tarafından tanınmasına neden olan “Okulsuz Toplum” (Deschooling Society) adlı kitabını 1971’de New York’da yayımladı. Illich’in ortaya koyduğu tüm toplumsal eleştiriler gibi, toplumun okulsuzlaştırılması düşüncesi de etkileyici bir fikir olarak heyecanla karşılanmış, ama neredeyse daha ilk okunuşta uygulanması olanaksız bir teorik duruş olarak kayda geçirilmiştir. Okulsuz Toplum, Illich’in en çok okunan kitaplarından biri, muhtemelen birincisidir. Illich, zorunlu eğitimin ve okulların kaldırılması gerektiğini savunduğu Okulsuz Toplum’la 1970’lerdeki alternatif eğitim hareketlerini derinden etkilemiş, ancak kendisi yaşamını bir eğitim eleştirmeni olarak sürdürmemiştir. Çünkü Illich’i asıl ilgilendiren, tek başına eğitim değildir. Hatta yaygın olarak sanıldığının aksine Illich’in eğitime karşı olduğuna dair bir görüşe de hiçbir yapıtında rastlanmaz.

12 Mart 2007

Küresel İklim Değişikliğine Karşı Mücadelede Sıcak Tartışma: “Kyoto Protokolü ve Türkiye”

Bu yazı 12 Mart 2007'de yazılmış, 23-26 Ekim 2007’de Denizli’de yapılan 11. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’nde tebliğ olarak sunulmuş ve tam metin olarak Kongre Kitabı’nda yayınlanmıştır.
Tam metni aşağıdaki adresten indirebilirsiniz: http://www.acikradyo.com.tr/i/img/text/kyoto_ve_turkiye.doc

16 Aralık 2005

Yeşiller Partisi: Nasıl Bir Parti, Nasıl Bir Gelecek?

Bu yazı, Türkiye Yeşilleri'nin 16 Aralık 2005'de yapılan
4. Yeşil Diyalog toplantısında yaptığım bir konuşmanın metnidir.





Türkiye’de yeşil hareketin hangi stratejilerle hareket etmesi ve kendisi için nasıl bir gelecek tasarlaması gerektiği sorusu, bugün, 2005’in sonunda önemle ve yeni şartlara göre düşünülerek cevap aranması gereken bir soru. Bu şartlar yeşillerin iç dinamiklerinden ve ülkenin ve dünyanın politik durumundan oluşuyor. Bu yüzden ne zaman, nasıl ve kimlerle bir Yeşiller Partisi sorusunu, niçin bir yeşil partiye gerek duyduğumuzla da birleştirerek cevaplamak zorundayız.

19 Aralık 2004

Toplum ekolojinin neresinde, Yeşiller ekolojinin neresinde?


Bu yazı 19 Aralık 2004'te İstanbul'da Istanbul Toplumsal Ekoloji Platformu tarafından düzenlenen "Toplum Ekolojinin Neresinde" başlıklı toplantıda yaptığım konuşmanın metnidir.
Önce bu toplantıyı kurgulayan arkadaşların sorduğu sorunun, yani “toplum ekolojinin neresinde?” sorusunun soruluş biçiminden başlamak gerekiyor? Biz burada ekolojiyi politik bir sorun alanı olarak tanımlarken aslında “toplum”un ekolojiyle olan ilişkisinin düzeyini ya da durumunu sorguluyoruz. Yani bir anlamda ekolojinin toplumsal ilişkilerle olan bağını tanımlamaya ya da o bağ üzerine konuşmaya çalışıyoruz. Toplumsal ilişkiler insanlar tarafından kurulur. Kuşkusuz toplumsal yapılardaki açmazlarla ekolojik kriz arasındaki bağı görmezden gelmek de olanaksızdır. 

21 Ekim 2004

Ortaklık yolları

Bu yazı, 21 Ekim 2004'te, Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu'nun İstanbul'da Hilton Convention Center'da gerçekleştirdiği grup toplantısında Yeşiller adına yaptığım konuşmanın metnidir.

Çevre hareketinin ortaklığından ve nasıl birlikte davranacağımızdan söz ettiğimize göre çevre ve ekoloji mücadelesinin içinde yer alan birbirinden ayrı bireylerden, gruplardan ve daha da önemlisi anlayışlardan söz diyoruz demektir. Bence de bu anlayış farklılıklarını tartışmak doğru ve önemli. Uzun yıllardır bu hareketin içinde aktif olarak yer alan bir kişi olarak sizlere  hem Türkiye Yeşilleri’nin bu konudaki pozisyonunu aktarmak, hem de elbette kişisel gözlemlerimden de yola çıkarak birlikte olmak için bugün nasıl bir yol izlemeleyiz sorusunu (aslında zaten ne yapıyoruz ve ne yapmamız gerçekçi ve uygun görünüyordan yola çıkarak) anlatmak istiyorum. Tabii Avrupa Yeşilleriyle birlikte ne yapabileceğimizi de tartışacağız.