Bu söyleşi, TTB'nin gazetesi olan Tıp Dünyası'nın 15 Mayıs 2011 tarihli 180. sayısında yayımlanmıştır.
Sayın Şahin, Uzun yıllardır yeşil hareketin içinde yer alan bir aktivist olarak, Türkiye’nin en ivedi çevre sorunları arasında neleri sayarsınız?
Bence artık spesifik olarak Türkiye’nin çevre sorunlarından söz edilebilecek zamanlar geride kaldı. Şu anda aşırı kalkınmacı ekonomi politikalarının, sosyal adaletsizliğin ve demokratik sistemdeki yozlaşmanın doğayı yıkıma uğratmasından ve hem ülkenin hem de gezegenin ekolojik dengelerini yok etmesinden söz etmek daha doğru olur. Bu anlamda geçmişten beri devam eden yanlış enerji, ulaşım, tarım ve istihdam politikaları açgözlü bir ekonomik büyüme ve kalkınma anlayışıyla birleşince son birkaç yıldır doğaya ve ekosisteme yönelik eskisinden çok daha şiddetli bir saldırı başladı. Bu politikaların bütününü ve yarattığı yıkımı görmek yerine klasik anlayışla hava ve su kirliliğinden, ormansızlaşmadan ve erozyondan, sulak alanların yok olmasından veya çevre mevzuatındaki yetersizliklerden söz etmek yanıltıcı olur.
Sayın Şahin, Uzun yıllardır yeşil hareketin içinde yer alan bir aktivist olarak, Türkiye’nin en ivedi çevre sorunları arasında neleri sayarsınız?
Bence artık spesifik olarak Türkiye’nin çevre sorunlarından söz edilebilecek zamanlar geride kaldı. Şu anda aşırı kalkınmacı ekonomi politikalarının, sosyal adaletsizliğin ve demokratik sistemdeki yozlaşmanın doğayı yıkıma uğratmasından ve hem ülkenin hem de gezegenin ekolojik dengelerini yok etmesinden söz etmek daha doğru olur. Bu anlamda geçmişten beri devam eden yanlış enerji, ulaşım, tarım ve istihdam politikaları açgözlü bir ekonomik büyüme ve kalkınma anlayışıyla birleşince son birkaç yıldır doğaya ve ekosisteme yönelik eskisinden çok daha şiddetli bir saldırı başladı. Bu politikaların bütününü ve yarattığı yıkımı görmek yerine klasik anlayışla hava ve su kirliliğinden, ormansızlaşmadan ve erozyondan, sulak alanların yok olmasından veya çevre mevzuatındaki yetersizliklerden söz etmek yanıltıcı olur.


