11 Ocak 2008

Su Her Zaman 'Su' Değildir...


Bu yazı 11 Ocak 2008 tarihli Radikal Kitap'ta yayınlanmıştır.

Ivan Illich bir konuşmasında tarihe dönmeyi bir kuyunun dibine iple inmeye benzetir. İnerken tutunduğunuz ip dışarıda bir yere bağlıdır ve inişi yaparken sürekli yukarıya bakarsınız. Tarihe dönerken de gözünüz sürekli ileride, yani bugünde olmalı, tarihi bugünle olan bağınızı hiç kaybetmeden anlamaya çalışmalısınız. Tarihe dönmek, geriye dönüp orada kalmak demek değildir. Illich, bütün çalışmalarında, özellikle de son dönem kitaplarında, bugünü anlamak ve modern endüstri toplumunun kesin kabullerinin tarihteki kökenlerini bulmaya çalışmak için hep bu yöntemi kullanmıştır.

H2O ve Unutmanın Suları'nın yazılış serüveni, Ivan Illich'in 1984'de yaptığı bir konuşmayla başlıyor. Illich, Meksika'daki evinde, mitolojide belleği silen Lethe ırmağının suları üzerine yazılan eski bir metni çözmeye çalışırken bir telefon alır ve Dallas'da inşa edilmesi düşünülen yapay bir göl hakkındaki tartışmalardan yola çıkan bir su konferansında konuşma yapması için davet edilir. Bu göl arıtılmış kanalizasyon suyuyla doldurulacaktır, oysa Illich'e göre bu sıvı kimyasal olarak H2O olsa da, su olarak bildiğimiz yani temizleyen ve arıtan 'şeyle' bir ilgisi yoktur. Bu tesadüften etkilenen ve konuşma yapmayı kabul eden Illich, bir söyleşisinde kitabın ortaya çıkışını şöyle anlatıyor:

"Dallas'da konuşmamı yaptım ve salonda toplanan şehirlileri, kısa ve basit bir şekilde, geri dönüşüm tesisinden geçirilmiş tuvalet giderinin, bir fabrikadan çıkan H2O'nun, şehirlerinin etrafında organize olacağı yeni bir güzellik yaratabilecek bir madde olduğu varsayımı üzerinde anlaşmalarının tuhaf olduğuna ikna etmeye çalıştım. Sonra da oturdum ve bir arkadaşım için, daha sonra H2O ve Unutuşun Suları adıyla basılacak olan küçük bir risâle, uzun bir mektup yazdım. Suyun bir 'şey' olarak tarihinin izini sürmeye çalıştım. Yüzeyde ve derinde olan, cildin kirlerini yıkayarak uzaklaştıran, ama aynı zamanda da yalnızca bir dokunuşla ruhun derinliklerini arındıran suyun çağlarla yaşıt muğlaklığını kavramaya çalıştım. Bunlar, yani yıkama ve arındırma, tamamen farklı işlerdir. Bu da bana şu anda toplumsal olarak bizden kaçmakta olan bir madde hakkında konuşmak için istisnai bir fırsat sunuyordu."

H2O ve Unutmanın Suları, modern endüstriyel toplumda asıl anlamını yitiren ve bir kimyasal maddeye, H2O'ya dönüşen suyun izini sürerken, günümüzde küresel ısınmayla beraber susuzluk korkusunu iyice derinden hisseden kentli insanın, doğadan ve tarihsel insanlık durumundan nasıl koptuğunu, dolayısıyla da bu korkunun derin anlamını gösteriyor. Suyun tarihteki anlamına dönüp, oradan bugüne bakınca, yoksun kalmaktan korktuğumuz o 'şey'i aslında çoktan kaybettiğimizi anlıyoruz. Illich, bu çözümlemeyi yaparken, Gaston Bachelard'ın Su ve Düşler'deki unutulmaz su tanımlarından da yararlanıyor. Hatta H2O ve Unutmanın Suları'nı, Su ve Düşler ile birlikte okumanın, çok daha derin bir okuma zevki vereceğini söylemek yanlış olmaz.

Illich'e bir selam göndermek

Ivan Illich Kitaplığı'nda, Illich'in bütün eserlerinin, daha önce Türkçeye çevrilmemiş ya da baskısı tükenmiş olan eserlerinden başlanarak, on sekiz ciltte yayımlanması hedefleniyor. Önümüzdeki yılın yayın planında Illich'in ABC: The Alphabetization of the Popular Mind ve Shadow Work gibi Türkçede daha önce yayımlanmamış kitapları bulunuyor. Ivan Illich kitaplığında ayrıca Illich'in yaşamının son yıllarında yayımlanan söyleşi kitaplarına ve hayatı ve eseri üzerine yazılmış yazılara da yer verilecek. Dizinin her kitabı, bu ilk kitapta olduğu gibi, Illich'in eseriyle ilgili bir sunuşu ve eleştirel okumayı da barındıracak.

Ivan Illich Kitaplığı, hem ölümünün beşinci yılında Illich'e bir selam göndermek anlamına geliyor, hem de Illich gibi bir düşünürün modern endüstriyel toplumu yerden yere vuran radikal eleştirilerinin hâlâ ne kadar gecerli ve unutmanın sularında kaybolmamasının ne kadar önemli olduğunu farketmemiz amacını taşıyor. Bunun için de elbette, önce Illich'in düşüncelerini daha iyi anlamaya çalışmak gerekiyor. Modern endüstriyel toplumda kaybettiğimiz tek şey su değil elbette. Ama suyun aslında 'ne' olduğunu anlamaya çalışmak, vazgeçemediğimiz kabullerimizi sorgulamak için iyi bir başlangıç olabilir.

H2O ve UNUTMANIN SULARI
Ivan Illich, Çeviren: Lizi Behmoaras, Yeni İnsan Yayınları, 2007, 114 sayfa, 10 YTL.

Hiç yorum yok: